Mutluluk

Mutlu, mutlu olmak, mutluluk. Nedir mutluluk, mutlu olmak.? İnsanların bu kelimeler için neler yaptıklarını hepimiz biliyoruz. Kimisi çabalarına çaba ekler, kimisi de farkında yada farkında olmadan kalp kırma yolunu seçerek mutlu olma çabasında. MutluluÄŸa giden yolda insanlar kendi hırsları kendi çıkarları için herÅŸeyi yapabilecek düşüncededirler. Hiç bi zaman öteki yanı, mutlulukları için bıraktıkları boÅŸlukları düşünmezler. Bu da kimi zaman bir kalp kırıklığına ve büyük üzüntülere kimi zaman da hayatlara mal olabiliyor. O aÄŸzından salyalar akar derecesine kadar hırslanmış olanlar ulaÅŸabilirler bu mutluluÄŸa.. Ama unuttukları bir gizli özne vardır zaman adı altında. Hedefe götüren zaman dibede götürebilirdi. Ki öyle de olmuÅŸtur. O salyalar birden bire gözyaÅŸlarına dönüşüvermiÅŸtir… Bir de bir de mutluluÄŸa ulaÅŸamayanlar vardır. İstesede ulaÅŸamayanlar.. Mutlu gibi görünüp gözlerindeki sahte mutluluÄŸun ışıltılarını kapatmayı baÅŸaramayanlar.. Bedeni mutlu gibi görünsede ruhu yorgun, bitkin, mutsuz olanlar… Oysaki insanlar bu hırs ve intikam duygularından mahrum bir ÅŸekilde mutluluk çabaları gösterseydi; Åžu an hepimiz hippiler gibi mutluluk saçardık saÄŸa sola.. HerÅŸey insanın kendisinde bitiyor. MutluluÄŸu baÅŸka bedenlerde aramamalı insanlık yada ruhlarda.. İnsanlar kendi kendine de mutlu olmayı baÅŸarabilmelidirler.. BaÅŸka bedene yada ruh a muhtaç kalanlar zaten güçsüzdürler, öz güvenleri yoktur…Kısacası insanlar kendi mutlulukları ve kendi zevkleri için kendi kendine yetmelidir.. MutluluÄŸu kendinde aramalıdır…Tutuncakları dal ya da el kendileri olmalıdır yine. Ruhları olmalıdır… Ruh gittiÄŸinde iÅŸte o zaman dibe vurur ve biter insan. O zaman hiç bir beden yada ruh kurtarmaya yetmez..
Mutluluk aklındadır, kolundadır, dudağındadır ey insanlık! Mutluluk ta içindedir…
Kege!